lip
A1A2B1B2C1C2
/lɪp/
/lɪp/
- 1 dudak countable
- 2 ağız, kenar countable
Definition (English)
- Either soft, muscular rim that frames the mouth.
- The edge of a cup or other container.
Example Sentences
-
The cold wind had made her lips dry.Soğuk rüzgar, dudaklarını kurutmuştu.
-
She bit her lip to stop herself from laughing.Gülmemek için dudağını ısırdı.
-
Fill the jug almost to the lip.Sürahiyi neredeyse ağzına kadar doldur.
-
The coffee spilled over the lip of the mug.Kahve kupanın kenarından taştı.
Collocations
Phrases 17
See all- lip balmn.dudak kremi, dudak nemlendiricisi
- lip blushn.dudak renklendirme, dudak pigmentasyonu
- lip enhancementn.dudak dolgunlaştırma, dudak estetiği
- lip flipn.dudak kaldırma, dudak üstü estetiği
- lip glossn.dudak parlatıcısı
- lip injectionn.dudak dolgusu, dudak enjeksiyonu
- lip liftn.dudak kaldırma, dudak germe
- lip linern.dudak kalemi
- lip neutralizationn.dudak nötralizasyonu
- lip piercingn.dudak piercingi, dudak deldirme
- lip syncn.dudak senkronizasyonu, playback
- lip syncingv.playback yapmak, dudak senkronizasyonu yapmak
- lip tien.dudak bağı
- bite your lipidiomkendini tutmak, sesini çıkarmamak