limit
A1A2B1B2C1C2
/ˈlɪmət/
/ˈlɪmɪt/
- 1 sınırlamak
- 2 kısıtlamak
Definition (English)
- To restrict something, or to set a boundary for it.
- To prevent something from going beyond a certain point.
Example Sentences
-
We must limit our spending this month.Bu ay harcamalarımızı sınırlamalıyız.
-
The new rules limit access to the park.Yeni kurallar parka erişimi kısıtlıyor.
Verb Forms Regular
Base
limit
/ˈlɪmət/
Past
limited
/ˈlɪmətɪd/
Participle
limited
/ˈlɪmətɪd/
Spelling rule
Add ‑edlimit → limited
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil /t/ sesiyle bittiği için -ed ayrı bir hece olur ve /ɪd/ okunur. limited /ˈlɪmətɪd/
Synonyms
Antonyms
Collocations
limit accesslimit speedlimit numberlimit amountlimit growthlimit use
Phrases 43
See all- limit chartn.limit tablosu, hasar kabul tablosu
- limit exceedancen.limit aşımı
- limit ordern.limitli emir, limit emir
- limit protectionn.limit koruması, sınır koruması
- limitn.sınır, limit
- $250,000 limitn.$250,000 limiti, iki yüz elli bin dolar limiti
- 0.04 limitn.0,04 kan alkol sınırı, 0,4 promil sınırı
- age limitn.yaş sınırı
- bank angle limitn.yatış açısı limiti, yatış açısı sınırı
- betting limitn.bahis limiti, azami bahis
- brake energy limitn.fren enerji limiti, fren enerjisi sınırı
- calendar limitn.takvim limiti, takvim süresi sınırı
- card limitn.kart limiti
- credit limitn.kredi limiti