legendary
A1A2B1B2C1C2
/ˈlɛdʒənˌdɛri/
/ˈlɛdʒəndəri/
- 1 efsanevi, dillere destan
- 2 söylencesel, efsanelerde geçen
Definition (English)
- Very famous and admired, often for a special skill or quality.
- Described in old stories or myths, rather than being historically real.
Example Sentences
-
The legendary musician’s final performance was unforgettable.Efsanevi müzisyenin son performansı unutulmazdı.
-
Her kindness to strangers is legendary in our town.Yabancılara karşı nezaketi kasabamızda dillere destandır.
-
King Arthur is a legendary king who appears in many old stories.Kral Arthur, pek çok eski hikâyede geçen söylencesel bir kraldır.
-
People say a legendary monster lives at the bottom of the lake.İnsanlar gölün dibinde efsanelerde geçen bir canavarın yaşadığını söyler.