laurels
A1A2B1B2C1C2
/ˈlɔrəlz/
/ˈlɔːrəlz/
GeneralHistory
- 1 defne çelengi
Definition (English)
A wreath of laurel leaves worn as a sign of victory, especially in ancient times.
Example Sentences
-
In ancient Greece, winners of the games were crowned with laurels.Antik Yunan'da oyunların galipleri defne çelengiyle taçlandırılırdı.
-
The statue shows the poet with laurels on his head.Heykel, şairi başında defne çelengiyle gösteriyor.
Figurative
- 1 şan ve şeref, övgü
Definition (English)
Honour and praise that someone receives for an achievement.
Example Sentences
-
The athlete rested on her laurels after winning the championship.Sporcu, şampiyonluğu kazandıktan sonra başarısıyla yetinip çabalamayı bıraktı.
-
Her groundbreaking research won her many academic laurels.Çığır açan araştırması ona akademik alanda büyük övgü kazandırdı.
Synonyms
Collocations
rest on one's laurelswin laurelsearn laurelslook to one's laurels