landslide
A1A2B1B2C1C2
/ˈlændˌslaɪd/
/ˈlændslaɪd/
GeneralGeography
- 1 toprak kayması, heyelan countable
Definition (English)
A mass of earth and rocks falling down a steep slope.
Example Sentences
-
Heavy rain caused a landslide.Yoğun yağmur heyelana neden oldu.
-
The road was closed after a landslide in the mountains.Dağlardaki heyelanın ardından yol kapatıldı.
GeneralPolitics
- 1 ezici zafer, ezici çoğunluk countable
Definition (English)
An overwhelming victory in an election.
Example Sentences
-
The party won by a landslide.Parti ezici bir çoğunlukla kazandı.
-
She won the class election by a landslide.Sınıf seçimini ezici bir farkla kazandı.