lame
A1A2B1B2C1C2
/leɪm/
/leɪm/
-
1
topal, aksak
Unable to walk normally because of an injury to a leg or foot.
-
The horse went lame after injuring its front leg in the race.At, yarışta ön bacağını sakatlayınca topal kaldı.
-
The old dog was lame in one back leg.Yaşlı köpek bir arka bacağından topaldı.
-
-
2
zayıf, inandırıcı olmayan, sudan (bahane)
Weak and not convincing, used about an excuse, argument or explanation.
-
She gave a lame excuse for missing the meeting again.Toplantıyı yine kaçırdığı için sudan bir bahane uydurdu.
-
His apology sounded lame, and nobody believed him.Özrü hiç inandırıcı gelmedi ve kimse ona inanmadı.
-
-
3
sıkıcı, soğuk (espri), yavan Informal
Boring, silly or not fashionable.
-
The party was so lame that we left after an hour.Parti o kadar sıkıcıydı ki bir saat sonra çıktık.
-
Everyone groaned at his lame joke about the weather.Hava durumuyla ilgili soğuk esprisine herkes homurdandı.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
a lame excusego lamea lame jokelame duck