junk
A1A2B1B2C1C2
/dʒʌŋk/
/dʒʌŋk/
General
- 1 ıvır zıvır, eski püskü eşya, hurda uncountable
Definition (English)
Old or unwanted things that have little or no value.
Example Sentences
-
The garage is full of junk we never use.Garaj hiç kullanmadığımız ıvır zıvırla dolu.
-
We finally threw out all the junk in the attic.Sonunda tavan arasındaki bütün eski püskü eşyaları attık.
GeneralInternet
- 1 istenmeyen e-posta, gereksiz posta uncountable
Definition (English)
Unwanted emails or messages, especially advertisements.
Example Sentences
-
Check your junk folder for missed emails.Gözden kaçan e-postalar için gereksiz posta klasörünü kontrol et.
-
This message looks like junk, so don't click any links.Bu mesaj istenmeyen e-postaya benziyor, o yüzden hiçbir bağlantıya tıklama.