involvement
A1A2B1B2C1C2
/ˌɪnˈvɑlvmənt/
/ɪnˈvɒlvmənt/
-
1
katılım, yer almauncountable
The act of taking part in an activity or event.
-
His involvement in the project was crucial.Projeye katılımı çok önemliydi.
-
Parental involvement helps children learn.Ebeveyn katılımı çocukların öğrenmesine yardımcı olur.
-
-
2
(bir işe) karışma, dahluncountable
The fact of being connected with something, especially something wrong or illegal.
-
She denied any involvement in the missing money.Kaybolan parayla herhangi bir ilgisi olduğunu reddetti.
-
The report revealed his involvement in the fraud.Rapor, dolandırıcılıkta onun da dahli olduğunu ortaya çıkardı.
-
-
3
duygusal bağlılık, ilgiuncountable
Strong emotional interest in something or someone.
-
She showed deep emotional involvement with the characters.Karakterlere karşı derin bir duygusal bağlılık gösterdi.
-
His involvement with the team went far beyond his job.Takıma olan bağlılığı işinin çok ötesine geçiyordu.
-
Synonyms
Antonyms
detachmentnon-involvement
Collocations
active involvementdirect involvementparental involvementcommunity involvementinvolvement ininvolvement with