interchange
A1A2B1B2C1C2
/ˌɪntərˈtʃeɪndʒ/
/ˌɪntəˈtʃeɪndʒ/
General
- 1 (iki şeyin) yerlerini değiştirmek, birbirinin yerine kullanmak
Definition (English)
To put each of two things in the place of the other, or use one instead of the other.
Example Sentences
-
The two words are often interchanged, but their meanings are different.Bu iki kelime sık sık birbirinin yerine kullanılır, ama anlamları farklıdır.
-
You can interchange the front and back wheels on this bike.Bu bisikletin ön ve arka tekerleklerinin yerlerini değiştirebilirsin.
Formal
- 1 (fikir, bilgi) alışverişinde bulunmak, değiş tokuş etmek
Definition (English)
To give each other ideas or information.
Example Sentences
-
The conference allows researchers to interchange ideas freely.Konferans, araştırmacıların serbestçe fikir alışverişinde bulunmasını sağlıyor.
-
The two systems interchange data every few seconds.İki sistem birkaç saniyede bir birbiriyle veri değiş tokuşu yapıyor.
Verb Forms Regular
Base
interchange
/ˌɪntərˈtʃeɪndʒ/
Past
interchanged
/ˌɪntərˈtʃeɪndʒd/
Participle
interchanged
/ˌɪntərˈtʃeɪndʒd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dinterchange → interchanged
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /dʒ/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. interchanged /ˌɪntərˈtʃeɪndʒd/
Synonyms
Collocations
interchange something with somethingbe interchangedinterchange ideasinterchange information