inlay
A1A2B1B2C1C2
/ˈɪnˌleɪ/
/ˈɪnleɪ/
- 1 kakmak, (sedef, altın) kakma yapmak
Definition (English)
Decorate a surface by embedding pieces of a different material into it.
Example Sentences
-
The artist will inlay gold into the metal.Sanatçı metale altın kakacak.
-
She decided to inlay the tabletop with shells.Masa tablasına deniz kabukları kakmaya karar verdi.
Verb Forms Irregular A-B-B · Past ve participle aynı
Base
inlay
/ˈɪnˌleɪ/
Past
inlaid
/ˈɪnˌleɪd/
Participle
inlaid
/ˈɪnˌleɪd/
How the past is formed
No ‑ed✗inlayed ✓inlaid
Bu fiil düzensizdir: -ed kuralı uygulanmaz, past ve participle biçimleri ezberlenir.
- Pastinlay → inlaidSondaki “y” yerine “id” gelir.
- Participleinlay → inlaidParticiple, past ile aynıdır.