infused
A1A2B1B2C1C2
/ˌɪnˈfjuzd/
/ɪnˈfjuːzd/
GeneralFood
- 1 aromalı, aromalandırılmış
Definition (English)
Having a flavor or scent added by steeping ingredients in a liquid.
Example Sentences
-
Enjoy this oil infused with garlic and herbs.Sarımsak ve otlarla aromalandırılmış bu yağın tadını çıkarın.
-
She made a refreshing drink of water infused with lemon and mint.Limon ve naneyle aromalandırılmış ferahlatıcı bir içecek yaptı.
General
- 1 (bir duygu/nitelikle) dolu, dolmuş
Definition (English)
Filled with a particular quality or feeling.
Example Sentences
-
The room was infused with the smell of roses.Oda gül kokusuyla doluydu.
-
She felt infused with new energy.Kendini yeni bir enerjiyle dolmuş hissetti.