inclusive
A1A2B1B2C1C2
/ˌɪnˈklusɪv/
/ɪŋˈkluːsɪv/
- 1 dâhil
- 2 kapsayıcı, herkesi içine alan
Definition (English)
- Including a particular thing, especially in a price or total.
- Deliberately including all types of people, so that nobody is left out.
Example Sentences
-
The price is inclusive of breakfast.Fiyata kahvaltı dâhildir.
-
The rent is 800 pounds a month, inclusive of bills.Kira, faturalar dâhil aylık 800 sterlin.
-
The school tries to create an inclusive environment for all students.Okul, tüm öğrenciler için kapsayıcı bir ortam oluşturmaya çalışır.
-
Her inclusive approach made everyone feel valued and respected.Onun kapsayıcı yaklaşımı herkesin kendini değerli ve saygı gören biri gibi hissetmesini sağladı.
Synonyms
comprehensiveall-embracing
Antonyms
Collocations
inclusive policyinclusive approachinclusive educationinclusive environmentinclusive languageinclusive society
Phrases 9
See all- inclusive designn.kapsayıcı tasarım
- inclusive educationn.kapsayıcı eğitim
- inclusive languagecolloc.kapsayıcı dil, içerici dil
- inclusive playgroundn.kapsayıcı oyun alanı, herkes için oyun alanı
- age inclusiveadj.her yaşı kapsayan, her yaşa uygun
- all-inclusiveadj.her şey dahil
- all-inclusive holidayn.her şey dahil tatil
- gender inclusiveadj.cinsiyet kapsayıcı, cinsiyet ayrımı gözetmeyen
- weight inclusiveadj.kilo odaklı olmayan