idiosyncratic
A1A2B1B2C1C2
/ˌɪdiəʊsɪŋˈkrætɪk/
/ˌɪdɪˌɒsɪŋˈkrætɪk/
- 1 kendine has, kendine özgü
Definition (English)
Relating to a peculiar or individual characteristic or habit.
Example Sentences
-
Her idiosyncratic style sets her apart from other artists.Onun kendine has tarzı, diğer sanatçılardan onu ayırıyor.
-
He has an idiosyncratic way of solving problems.Sorunları çözmek için kendine özgü bir yöntemi var.