hedge
A1A2B1B2C1C2
/hɛdʒ/
/hɛdʒ/
General
- 1 çalı çit, çit countable
Definition (English)
A row of bushes or small trees forming a boundary.
Example Sentences
-
My father trims the hedge in front of our house every spring.Babam her bahar evimizin önündeki çalı çiti budar.
-
The house had a tall hedge.Evin yüksek bir çalı çiti vardı.
GeneralFinance
- 1 (kayba karşı) güvence, koruma countable
Definition (English)
A way of protecting yourself against losing money or against some other problem.
Example Sentences
-
Many people buy gold as a hedge against inflation.Birçok kişi enflasyona karşı güvence olarak altın alır.
-
Learning a second skill is a good hedge against losing your job.İkinci bir beceri öğrenmek işini kaybetmeye karşı iyi bir güvencedir.
Synonyms
Collocations
Phrases 8
See all- hedge against inflationcolloc.enflasyona karşı korunma aracı, enflasyona karşı güvence
- hedge fundn.hedge fonu, serbest yatırım fonu
- hedge fund managern.hedge fonu yöneticisi
- hedge trimmern.çit makası
- hedge your betsidiombütün yumurtaları aynı sepete koymamak, riski dağıtmak
- hedgev.kaçamak cevap vermek, net cevap vermekten kaçınmak
- delta hedgen.delta hedge, delta riskinden korunma
- inflation hedgen.enflasyona karşı korunma aracı, enflasyon sigortası