hands on
A1A2B1B2C1C2
/hændz ɑn/
/hændz ɒn/
GeneralEducation
- 1 uygulamalı, pratik
Definition (English)
Involving doing or using something yourself, not just learning the theory.
Example Sentences
-
The course includes hands on training.Kurs uygulamalı eğitim içeriyor.
-
She prefers hands on work to sitting at a desk.Masa başında oturmaktansa uygulamalı işleri tercih ediyor.
GeneralBusiness
- 1 işin içinde olan, bizzat ilgilenen
Definition (English)
Closely and personally involved in the work of a team or business, used of a manager.
Example Sentences
-
Our new director is very hands on and visits every department.Yeni müdürümüz işin çok içinde ve her departmanı ziyaret ediyor.
-
She is a hands on manager who helps her team with daily tasks.Ekibine günlük işlerde yardım eden, işin içinde olan bir yöneticidir.
Antonyms
hands-off
Phrases 25
See all- handsn.işçiler, tayfalar
- hands free pumpn.giyilebilir göğüs pompası, eller serbest göğüs pompası
- hands offadj.müdahale etmeyen, işe karışmayan
- hands tiedidiomelleri kolları bağlı, çaresiz kalmış
- a hands-free devicen.eller serbest cihaz, eller serbest kulaklık
- all hands on deckidiomherkes iş başına, herkes işe koyulsun
- all-handsn.tüm personel toplantısı, tüm şirket toplantısı
- all-hands meetingn.tüm çalışanlar toplantısı, tüm şirket toplantısı
- be in safe handsidiomemin ellerde olmak
- clap your handscolloc.el çırpmak, alkışlamak
- diamond handsidiomelmas eller
- gain hands-on experiencecolloc.uygulamalı deneyim kazanmak
- get one's hands dirtyidiomelini taşın altına koymak, işin içine bizzat girmek
- hands-freeadj.eller serbest