gut
A1A2B1B2C1C2
/gʌt/
/gʌt/
- 1 içini temizlemek, (balığı) ayıklamak
- 2 (binanın) içini boşaltmak, (binanın) içini harap etmek
Definition (English)
- To remove the internal organs of an animal or fish.
- To remove or destroy everything inside a building.
Example Sentences
-
Please gut the fish before cooking.Lütfen pişirmeden önce balığın içini temizleyin.
-
The fisherman gutted the fish on the boat.Balıkçı balıkları teknede ayıkladı.
-
They gutted the old building to renovate it.Eski binayı yenilemek için içini boşalttılar.
-
A fire gutted the old factory last night.Dün gece çıkan yangın eski fabrikanın içini tamamen harap etti.
Verb Forms Regular
Base
gut
/gʌt/
Past
gutted
/gʌtɪd/
Participle
gutted
/gʌtɪd/
Spelling rule
Double the last consonant + ‑edgut → gutted
Fiil tek bir sesli + tek bir sessiz harfle bitiyor ve vurgu son hecede olduğu için son sessiz harf ikilenir, sonra -ed eklenir.
Same rule: stop → stopped · plan → planned · drop → dropped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil /t/ sesiyle bittiği için -ed ayrı bir hece olur ve /ɪd/ okunur. gutted /gʌtɪd/
Synonyms
disemboweleviscerate
Collocations
gut a fishgut a building
Phrases 16
See all- gut barriern.bağırsak bariyeri
- gut brain axisn.bağırsak-beyin ekseni
- gut diversityn.bağırsak mikrobiyota çeşitliliği, bağırsak çeşitliliği
- gut feelingidiomiçgüdüsel his, içe doğuş
- gut floran.bağırsak florası, bağırsak mikrobiyotası
- gut healthn.bağırsak sağlığı
- gut microbiomen.bağırsak mikrobiyomu, bağırsak florası
- gut motilityn.bağırsak hareketliliği
- gutn.bağırsak, içgüdü
- a gut feelingexpr.içgüdüsel his, önsezi
- go with my gutidiomiçgüdüme güvenmek, sezgilerime göre hareket etmek
- gut-gorin.gut-gori (kut bölümü)
- have a gut feelingidiomiçine doğmak, içgüdüsel bir hisse kapılmak
- leaky gutn.sızdıran bağırsak, geçirgen bağırsak