grieve
A1A2B1B2C1C2
/griv/
/griːv/
- 1 yas tutmak, derin üzüntü duymak
Definition (English)
To feel very sad, especially after someone has died.
Example Sentences
-
She's grieving her loss.Kaybının yasını tutuyor.
-
Take time to grieve.Yas tutmaya zaman ayır.
-
He grieved for his lost pet.Kaybettiği evcil hayvanı için yas tuttu.
Verb Forms Regular
Base
grieve
/griv/
Past
grieved
/grivd/
Participle
grieved
/grivd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dgrieve → grieved
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /v/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. grieved /grivd/