great-grandmother
A1A2B1B2C1C2
/greɪt ˈgrændˌmʌðər/
/greɪt ˈgrændmʌðə/
- 1 büyük nine, büyük büyükanne countable
Definition (English)
The mother of your grandfather or grandmother.
Example Sentences
-
My great-grandmother is 90.Büyük büyükannem 90 yaşında.
-
He remembers his great-grandmother.Büyük büyükannesini hatırlıyor.
-
My great-grandmother taught me to bake.Büyük büyükannem bana hamur işi yapmayı öğretti.
Collocations
my great-grandmotherpaternal great-grandmothermaternal great-grandmother
Phrases 21
See all- greatadj.harika, mükemmel
- greatadv.çok iyi, harika
- greatn.büyük isim, efsane
- Great Barrier Reefn.Büyük Set Resifi
- great circlen.büyük daire, büyük çember
- Great Depressionn.Büyük Buhran
- Great Expectationsn.Büyük Umutlar (roman)
- Great Firewalln.Büyük Güvenlik Duvarı
- great halln.büyük salon, ana salon
- Great Law of Peacen.Büyük Barış Yasası
- Great Recessionn.Büyük Resesyon, Büyük Durgunluk
- great resignationn.büyük istifa
- Great Walln.Çin Seddi
- a great dealexpr.büyük miktar, epey