girl
A1A2B1B2C1C2
/gɜrl/
/gɜːl/
-
1
kız çocuğu, kızcountable
A child or a teenager who is female.
-
The little girl is playing with her dolls.Küçük kız bebekleriyle oynuyor.
-
There are fifteen girls and twelve boys in my class.Sınıfımda on beş kız ve on iki erkek var.
-
-
2
kız evlatcountable
A person's daughter, especially a young one.
-
Their eldest girl is studying medicine in Ankara.En büyük kızları Ankara'da tıp okuyor.
-
How old is your little girl now?Küçük kızın şimdi kaç yaşında?
-
-
3
genç kız, genç kadıncountable
A young woman, usually in her teens or twenties.
-
She was a shy girl of eighteen when she left home.Evden ayrıldığında on sekiz yaşında utangaç bir genç kızdı.
-
The girl at the front desk gave us our keys.Resepsiyondaki genç kadın bize anahtarlarımızı verdi.
-
-
4
kızlar, kadın arkadaşlarcountable Informal
Girls: a woman's female friends, or women in general; used informally.
-
The girls from work are going out tonight.İş yerindeki kızlar bu akşam dışarı çıkıyor.
-
Saturday is my night out with the girls.Cumartesi kızlarla dışarı çıktığım gece.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
a little girla baby girla young girla teenage girla girls' schoola girl of tena girls' night outthe girl next doormy little girlgood girl