giggle
A1A2B1B2C1C2
/ˈgɪgəl/
/ˈgɪgəl/
- 1 kıkırdamak
- 2 kıkırdama, gülme krizi countable
Definition (English)
- To laugh quietly in a silly or nervous way.
- A quiet, silly laugh.
Example Sentences
-
The girls giggled at the back of the classroom.Kızlar sınıfın arkasında kıkırdadı.
-
She giggled at the joke.Şakaya kıkırdadı.
-
We heard a giggle from behind the door.Kapının arkasından bir kıkırdama duyduk.
-
The children got the giggles during the lesson.Ders sırasında çocukları gülme krizi tuttu.
Verb Forms Regular
Base
giggle
/ˈgɪgəl/
Past
giggled
/ˈgɪgəld/
Participle
giggled
/ˈgɪgəld/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dgiggle → giggled
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /l/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. giggled /ˈgɪgəld/