genuine
A1A2B1B2C1C2
/ˈdʒɛˌnjuˌwaɪn/
/ˈdʒɛnjuːɪn/
- 1 hakiki
- 2 gerçek, içten
Definition (English)
- Real, not fake or artificial.
- Sincere and honest.
Example Sentences
-
The painting was confirmed to be a genuine Monet.Resmin hakiki bir Monet olduğu doğrulandı.
-
He showed genuine interest in my work.İşime karşı gerçek bir ilgi gösterdi.