general
A1A2B1B2C1C2
/ˈdʒɛnərəl/
/ˈdʒɛnərəl/
- 1 general, paşa countable
- 2 komutan countable
Definition (English)
- A military officer of very high rank in the army or the air force.
- A skilled leader of an army, especially in history.
Example Sentences
-
The general gave an order to the troops.General askerlere bir emir verdi.
-
He was promoted to general at the age of fifty.Elli yaşında general rütbesine terfi etti.
-
The old book describes the life of a great general.Eski kitap büyük bir komutanın hayatını anlatıyor.
-
A good general must think several moves ahead.İyi bir komutan birkaç hamle ilerisini düşünmelidir.
Synonyms
Collocations
army generalair force generalfour-star generala great generalGeneral Staff
Phrases 28
See all- general admissionn.genel giriş
- general anesthesian.genel anestezi
- General Assemblyn.Genel Kurul
- general averagen.müşterek avarya
- general aviationn.genel havacılık
- general counseln.genel hukuk müşaviri, hukuk işleri müdürü
- general damagesn.manevi tazminat
- General Data Protection Regulationn.Genel Veri Koruma Tüzüğü, Genel Veri Koruma Yönetmeliği
- general declarationn.genel deklarasyon, genel beyan
- general hospitaln.genel hastane
- general ledgern.büyük defter, esas defter
- general managern.genel müdür, genel menajer
- general obligation bondn.genel yükümlülük tahvili
- general partnern.genel ortak, sorumlu ortak