garden
A1A2B1B2C1C2
/ˈgɑrdən/
/ˈgɑːdən/
- 1 bahçe işleri yapmak, bahçeyle uğraşmak
Definition (English)
To work in a garden, growing plants, flowers, or vegetables.
Example Sentences
-
She loves to garden on sunny days.Güneşli günlerde bahçe işleri yapmayı sever.
-
He spent the morning gardening.Sabahı bahçeyle uğraşarak geçirdi.
Verb Forms Regular
Base
garden
/ˈgɑrdən/
Past
gardened
/ˈgɑrdənd/
Participle
gardened
/ˈgɑrdənd/
Spelling rule
Add ‑edgarden → gardened
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /n/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. gardened /ˈgɑrdənd/
Synonyms
Collocations
garden flowersgarden vegetablesgarden toolsgarden soilgarden centergarden path
Phrases 22
See all- garden plotn.bahçe parseli, küçük bahçe
- garden rosen.bahçe gülü
- garden saladn.mevsim salatası, yeşil salata
- gardenn.bahçe, park
- botanical gardenn.botanik bahçesi
- community gardenn.topluluk bahçesi
- container gardenn.saksı bahçesi
- forest gardenn.orman bahçesi
- herb gardenn.aromatik bitki bahçesi, şifalı ot bahçesi
- home gardenn.ev bahçesi
- indoor gardenn.iç mekan bahçesi, kapalı alan bahçesi
- keyhole gardenn.anahtar deliği bahçesi
- market gardenn.bostan, ticari sebze bahçesi
- paradise gardenn.cennet bahçesi