fledgling
A1A2B1B2C1C2
/ˈflɛdʒlɪŋ/
/ˈflɛdʒlɪŋ/
- 1 uçma çağındaki yavru kuş countable
- 2 yeni kurulmuş, acemi, gelişmekte olan
Definition (English)
- A young bird that has developed wing feathers and is learning to fly.
- New and without much experience; only recently started.
Example Sentences
-
The fledgling hopped out of the nest.Uçma çağındaki yavru kuş yuvadan sekti.
-
Don't disturb the fledgling.Uçma çağındaki yavru kuşu rahatsız etmeyin.
-
The fledgling company struggled to find its place in the market.Yeni kurulan şirket pazarda yer bulmakta zorlandı.
-
As a fledgling writer, she faced many challenges in publishing her first book.Acemi bir yazar olarak ilk kitabını yayımlarken birçok zorlukla karşılaştı.
Collocations
fledgling companyfledgling businessfledgling industry