extinct
A1A2B1B2C1C2
/ɪkˈstɪŋkt/
/ɪkˈstɪŋkt/
General
- 1 nesli tükenmiş, yok olmuş
Definition (English)
No longer in existence; having died out.
Example Sentences
-
Dinosaurs are now extinct.Dinozorların nesli artık tükenmiştir.
-
The dodo bird is extinct.Dodo kuşunun nesli tükenmiştir.
GeneralGeology
- 1 sönmüş
Definition (English)
(of a volcano) No longer active.
Example Sentences
-
The town is built on an extinct volcano.Kasaba sönmüş bir yanardağın üzerine kurulmuş.
-
Scientists believe the volcano is extinct and will never erupt again.Bilim insanları yanardağın sönmüş olduğuna ve bir daha asla patlamayacağına inanıyor.
Synonyms
vanished