electrify
A1A2B1B2C1C2
/ɪˈlɛktrəˌfaɪ/
/ɪˈlɛktrɪˌfaɪ/
GeneralTechnology
- 1 elektriklendirmek, elektrikle donatmak
Definition (English)
To supply a place or equipment with electricity.
Example Sentences
-
They plan to electrify the railway line.Demiryolu hattını elektrikle donatmayı planlıyorlar.
-
Engineers are working to electrify the old mountain railway.Mühendisler eski dağ demiryolunu elektriklendirmek için çalışıyor.
Figurative
- 1 heyecanlandırmak, coşturmak
Definition (English)
To make someone very excited.
Example Sentences
-
The news of the victory seemed to electrify the crowd.Zafer haberi kalabalığı heyecanlandırmış gibiydi.
-
His speech electrified the audience.Konuşması izleyicileri coşturdu.
Verb Forms Regular
Base
electrify
/ɪˈlɛktrəˌfaɪ/
Past
electrified
/ɪˈlɛktrəˌfaɪd/
Participle
electrified
/ɪˈlɛktrəˌfaɪd/
Spelling rule
Consonant + y: y → ‑iedelectrify → electrified
Fiil sessiz harf + y ile bittiği için y düşer, yerine -ied gelir. (Sesli harf + y ile bitenlerde y kalır: play → played.)
Same rule: study → studied · try → tried · carry → carried
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sesli bir sesle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. electrified /ɪˈlɛktrəˌfaɪd/