electric
A1A2B1B2C1C2
/ɪˈlɛktrɪk/
/ɪˈlɛktrɪk/
- 1 elektrikli
- 2 heyecan dolu, coşkulu
Definition (English)
- Using or producing electricity.
- Full of excitement or energy.
Example Sentences
-
Electric cars are becoming more popular worldwide.Elektrikli arabalar dünya genelinde daha popüler hale geliyor.
-
We need an electric kettle for the kitchen.Mutfak için elektrikli bir su ısıtıcısına ihtiyacımız var.
-
The atmosphere in the stadium was electric.Stadyumdaki atmosfer elektrikliydi (çok heyecanlıydı).
Synonyms
poweredcharged
Antonyms
Collocations
Phrases 22
See all- electric aircraftn.elektrikli uçak
- electric anti icen.elektrikli buz önleme
- electric biken.elektrikli bisiklet
- electric bluen.parlak mavi, elektrik mavisi
- electric carn.elektrikli araba, elektrikli otomobil
- electric chairn.elektrikli sandalye
- electric compressorn.elektrikli kompresör
- electric gridn.elektrik şebekesi, enerji şebekesi
- electric GSEn.elektrikli yer destek ekipmanı, elektrikli yer hizmet araçları
- electric guitarn.elektro gitar
- electric kettlen.elektrikli su ısıtıcısı
- electric motorn.elektrik motoru
- electric motor pumpn.elektrik motorlu pompa
- electric pumpcolloc.elektrikli pompa