ease up
A1A2B1B2C1C2
/iz ʌp/
/iːz ʌp/
-
1
(birine) yüklenmeyi bırakmak, yumuşamak Informal
To become less strict or less severe with someone.
-
Ease up on him; he's only a beginner.Ona yüklenmeyi bırak, daha yeni başladı.
-
The coach finally eased up on the team after the win.Galibiyetten sonra antrenör nihayet takıma karşı yumuşadı.
-
-
2
hafiflemek, azalmak Informal
To become less strong, painful or intense.
-
The pain eased up.Ağrı hafifledi.
-
The rain eased up, so we went for a walk.Yağmur hafifleyince yürüyüşe çıktık.
-
-
3
gevşemek, yavaşlamak Informal
To work less hard or relax.
-
You need to ease up a bit.Biraz gevşemen gerekiyor.
-
The doctor told him to ease up at work.Doktor ona işte biraz yavaşlamasını söyledi.
-