drive-thru
A1A2B1B2C1C2
/draɪv θru/
/draɪv θruː/
- 1 arabaya servis, drive-thru
Definition (English)
A service that allows you to buy food, coffee, or other items directly from your car without getting out.
Example Sentences
-
We used the drive-thru for speed.Hızlı olsun diye arabaya servisi kullandık.
-
The coffee shop has a drive-thru window.Kafenin arabaya servis penceresi var.
Synonyms
drive-through
Collocations
drive-thru lanedrive-thru windowdrive-thru serviceuse a drive-thrudrive-thru restaurantdrive-thru order
Phrases 23
See all- driven.araba yolculuğu, araba gezintisi
- drivev.(araç) sürmek, araba kullanmak
- drive a hard bargainidiomsıkı pazarlık yapmak, kıyasıya pazarlık etmek
- drive aroundphr.v.arabayla dolaşmak, arabayla tur atmak
- drive awayphr.v.arabayla uzaklaşmak, arabayla gitmek
- drive byphr.v.arabayla önünden geçmek, arabayla yanından geçmek
- drive offphr.v.arabayla uzaklaşmak, (arabayla) çekip gitmek
- drive one crazyexpr.delirtmek, çıldırtmak
- drive pastphr.v.arabayla geçmek, arabayla önünden geçmek
- drive throughphr.v.arabayla içinden geçmek, arabaya servis
- all-wheel driven.tüm tekerlekten çekiş, dört çeker
- constant speed driven.sabit hız tahriki
- dive and driven.kademeli alçalma tekniği
- flash driven.flash bellek