double-edged
A1A2B1B2C1C2
/ˈdʌbəl ɛdʒd/
/ˈdʌbəl ɛdʒd/
- 1 iki anlamlı, iki ucu keskin
Definition (English)
Having two possible meanings or effects, one positive and one negative.
Example Sentences
-
When my aunt said my cooking had 'come a long way', it was a double-edged compliment, and I wasn't sure how to take it.Teyzem yemek yapmada “çok yol kat ettiğimi” söylediğinde bu iki anlamlı bir iltifattı ve nasıl karşılamam gerektiğinden emin olamadım.
-
Social media is a double-edged sword: it keeps families in touch but also spreads false information quickly.Sosyal medya iki ucu keskin bir kılıçtır: Aileleri birbirine bağlı tutar ama yanlış bilgileri de hızla yayar.
Phrases 54
See all- doublev.ikiye katlamak, iki katına çıkmak
- doubleadv.iki kat, iki kez
- doublen.çift, iki katı
- double agentn.çift taraflı ajan, çifte ajan
- double backphr.v.geri dönmek, geldiği yoldan dönmek
- double bassn.kontrabas
- double bladen.çift palalı kürek
- double blockn.çift blok
- double bogeyn.çift bogey
- double boilern.benmari, benmari tenceresi
- double booksn.çift defter
- double bottomn.çift dip
- double bubblen.çift kabarcık deformitesi, çift balon işareti
- double checkn.tekrar kontrol, ikinci kontrol