Diversion
A1A2B1B2C1C2
/daɪˈvɜrʒən/
/daɪˈvɜːʃən/
-
1
yedek meydana gitme, rota değişikliğicountable or uncountable Aviation
A change to a flight so that it lands at a different airport from the one planned.
-
The flight made a diversion to Ankara due to weather.Uçuş hava koşulları nedeniyle Ankara'ya yönlendirildi.
-
Bad weather forced a diversion to the alternate airport.Kötü hava yedek meydana gitmeyi zorunlu kıldı.
-
-
2
geçici güzergâh, alternatif yolcountable Transportation
A different route that traffic must use when the usual road is closed.
-
Follow the diversion signs around the roadworks.Yol çalışmasının çevresindeki geçici güzergâh işaretlerini izleyin.
-
There is a diversion because the bridge is closed.Köprü kapalı olduğu için trafik alternatif yola veriliyor.
-
-
3
oyalama, dikkat dağıtmacountable
Something that takes attention away from what is really happening.
-
The diversion was successful in distracting the guards.Oyalama, nöbetçilerin dikkatini dağıtmayı başardı.
-
The children created a diversion while their friend hid the gift.Arkadaşları hediyeyi saklarken çocuklar dikkat dağıtmak için oyalama yaptı.
-