dish
A1A2B1B2C1C2
/dɪʃ/
/dɪʃ/
GeneralFood
- 1 tabak, kap countable
- 2 yemek, yemek çeşidi countable
Definition (English)
- A flat container, like a plate, used for serving or eating food.
- Food that is prepared in a particular way.
Example Sentences
-
Please put the dirty dishes in the sink.Lütfen kirli tabakları lavaboya koy.
-
This baking dish is too small for a whole chicken.Bu fırın kabı bütün bir tavuk için çok küçük.
-
Pasta with tomato sauce is my favourite dish.Domates soslu makarna en sevdiğim yemektir.
-
This restaurant serves traditional Turkish dishes.Bu restoran geleneksel Türk yemekleri sunuyor.
Synonyms
Collocations
Phrases 14
See all- dish rackn.bulaşık süzgeci, bulaşıklık
- dish soapn.bulaşık deterjanı
- dish toweln.kurulama bezi, mutfak havlusu
- baking dishn.fırın kabı
- butter dishn.tereyağlık
- casserole dishn.güveç kabı
- chafing dishn.şafing, sıcak tutma kabı
- main dishn.ana yemek
- petri dishn.petri kabı
- pie dishn.turta kabı
- serving dishn.servis tabağı
- side dishn.yan yemek, garnitür
- signature dishn.imza yemeği, spesiyalite
- soap dishn.sabunluk