diplomatic
A1A2B1B2C1C2
/ˌdɪpləˈmætɪk/
/ˌdɪpləˈmætɪk/
GeneralDiplomacy
- 1 diplomatik
Definition (English)
Relating to the official relationships between countries.
Example Sentences
-
Her father had a long diplomatic career in Asia and Africa.Babasının Asya ve Afrika'da uzun bir diplomatik kariyeri vardı.
-
The embassy car had diplomatic number plates.Büyükelçilik aracında diplomatik plaka vardı.
General
- 1 incelikli, ölçülü
Definition (English)
Careful to say or do things without upsetting people.
Example Sentences
-
His diplomatic approach helped resolve the argument peacefully.Diplomatik yaklaşımı tartışmanın barışçıl bir şekilde çözülmesine yardımcı oldu.
-
It was a diplomatic answer, avoiding any direct criticism.Doğrudan eleştiriden kaçınan diplomatik bir cevaptı.
Synonyms
Antonyms
Collocations
diplomatic relationsdiplomatic missiondiplomatic immunitydiplomatic corpsdiplomatic effortsdiplomatic negotiations
Phrases 9
See all- diplomatic bagn.diplomatik çanta, diplomatik kurye çantası
- diplomatic corpsn.kordiplomatik
- diplomatic immunityn.diplomatik dokunulmazlık, diplomatik muafiyet
- diplomatic missionn.diplomatik misyon, diplomatik temsilcilik
- diplomatic noten.diplomatik nota, nota
- diplomatic passportn.diplomatik pasaport
- diplomatic pouchn.diplomatik çanta
- diplomatic relationsn.diplomatik ilişkiler
- establish diplomatic relationscolloc.diplomatik ilişki kurmak