cultivated
A1A2B1B2C1C2
/ˈkʌltəˌveɪtɪd/
/ˈkʌltɪˌveɪtɪd/
-
1
yetiştirilmiş, kültüre alınmış Agriculture
(Of plants) grown by people rather than growing wild.
-
This is a cultivated variety of tomato.Bu, kültüre alınmış bir domates çeşididir.
-
Cultivated mushrooms are grown indoors.Kültür mantarları kapalı alanlarda yetiştirilir.
-
-
2
ekili, işlenmiş Agriculture
(Of land) used for growing crops.
-
Most of the cultivated land in the valley is used for wheat.Vadideki ekili arazinin çoğu buğday için kullanılıyor.
-
The farmers turned the forest into cultivated fields.Çiftçiler ormanı ekili tarlalara dönüştürdü.
-
-
3
kültürlü, görgülü Formal
Having good manners, education and good taste.
-
He was a cultivated man who loved art and music.Sanatı ve müziği seven kültürlü bir adamdı.
-
She spoke in a soft, cultivated voice.Yumuşak ve kültürlü bir sesle konuştu.
-
Synonyms
Antonyms
wilduncultivated
Collocations
cultivated landcultivated plantscultivated soilcultivated skillscultivated tastecultivated area