cuddle
A1A2B1B2C1C2
/ˈkʌdəl/
/ˈkʌdəl/
- 1 sarılmak, kucaklamak
Definition (English)
To hold someone closely and affectionately.
Example Sentences
-
They cuddled on the couch.Kanepede sarılıp yattılar.
-
I love cuddling my dog.Köpeğime sarılmayı severim.
Verb Forms Regular
Base
cuddle
/ˈkʌdəl/
Past
cuddled
/ˈkʌdəld/
Participle
cuddled
/ˈkʌdəld/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dcuddle → cuddled
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /l/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. cuddled /ˈkʌdəld/