crushed
A1A2B1B2C1C2
/krʌʃt/
/krʌʃt/
- 1 ezilmiş, kırılmış
- 2 yıkılmış, perişan
Definition (English)
- Pressed or broken into small pieces.
- Extremely sad and disappointed.
Example Sentences
-
Add a cup of crushed ice to the blender.Blendera bir bardak kırılmış buz ekleyin.
-
Fry the crushed garlic for one minute.Ezilmiş sarımsağı bir dakika kızartın.
-
She was crushed when she failed the exam.Sınavda kaldığında yıkılmıştı.
-
He looked crushed after the news.Haberden sonra perişan görünüyordu.