cooling
A1A2B1B2C1C2
/ˈkulɪŋ/
/ˈkuːlɪŋ/
- 1 serinletici, soğutucu
Definition (English)
Making someone or something feel pleasantly cooler.
Example Sentences
-
A cooling breeze blew through the window.Pencereden serinletici bir esinti esti.
-
Mint tea has a cooling effect on a hot summer day.Nane çayının sıcak bir yaz gününde serinletici bir etkisi vardır.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 17
See all- cooling airn.soğutma havası
- cooling centern.serinleme merkezi
- cooling cyclen.soğutma çevrimi, soğutma döngüsü
- cooling fann.soğutma fanı
- cooling holen.soğutma deliği
- cooling off periodn.cayma süresi, düşünme süresi
- cooling rackn.soğutma teli
- cooling systemn.soğutma sistemi
- cooling towern.soğutma kulesi
- coolingn.soğutma, serinletici
- bleed coolingn.tahliye havası soğutması
- brake coolingn.fren soğutma, frenlerin soğuması
- brake cooling timen.fren soğuma süresi
- convection coolingn.konveksiyonla soğutma