consent
A1A2B1B2C1C2
/kənˈsɛnt/
/kənˈsɛnt/
- 1 izin, rıza, onay uncountable
Definition (English)
Permission to do something, especially given by someone in authority.
Example Sentences
-
The doctor needs the patient's consent for surgery.Doktorun ameliyat için hastanın rızasına ihtiyacı var.
-
You cannot use the photo without her consent.Onun izni olmadan fotoğrafı kullanamazsın.
-
He finally gave his consent to the plan.Sonunda plana onay verdi.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 14
See all- consent decreen.rızaya dayalı mahkeme kararı, uzlaşma kararı
- consent fatiguen.onay yorgunluğu, rıza yorgunluğu
- consent flown.onay akışı
- consent formn.onam formu, onay formu
- consent managementn.onay yönetimi, rıza yönetimi
- consent phishingn.onay oltalaması
- consentv.razı olmak, onaylamak
- explicit consentn.açık rıza
- give consentcolloc.rıza göstermek, onay vermek
- informed consentn.aydınlatılmış onam, bilgilendirilmiş onay
- parental consentn.ebeveyn onayı, velinin rızası
- recording consentn.kayıt izni, kayıt için onay
- tacit consentn.örtülü onay, zımni rıza
- unanimous consentn.oybirliği, oybirliğiyle onay