climate crisis
A1A2B1B2C1C2
/ˈklaɪmət ˈkraɪsəs/
/ˈklaɪmət ˈkraɪsɪs/
- 1 iklim krizi uncountable
Definition (English)
A severe and dangerous situation caused by climate change.
Example Sentences
-
We face a global climate crisis.Küresel bir iklim kriziyle karşı karşıyayız.
-
Urgent action is needed for the climate crisis.İklim krizi için acil eylem gerekiyor.
Phrases 23
See all- climaten.iklim, hava
- climate actionn.iklim eylemi, iklim değişikliğiyle mücadele
- climate activistn.iklim aktivisti
- climate adaptationn.iklim değişikliğine uyum, iklim adaptasyonu
- climate changen.iklim değişikliği
- climate changen.iklim değişikliği
- climate change scepticn.iklim değişikliğine şüpheyle bakan kişi, iklim değişikliği şüphecisi
- climate commitmentn.iklim taahhüdü
- climate controln.otomatik klima, iklimlendirme sistemi
- climate debtn.iklim borcu
- climate deniern.iklim inkarcısı
- climate emergencyn.iklim acil durumu
- climate friendlyadj.iklim dostu
- climate justicen.iklim adaleti