circle
A1A2B1B2C1C2
/ˈsɜrkəl/
/ˈsɜːkəl/
- 1 dönmek
- 2 daire çizmek, çevrelemek
Definition (English)
- To move in a circular path around something.
- To draw a circle around something.
Example Sentences
-
The vultures circled high above the desert.Akbabalar çölün üzerinde yüksekte daireler çiziyordu.
-
Please circle the correct answer on the test.Lütfen testteki doğru cevabı daire içine alın.
Verb Forms Regular
Base
circle
/ˈsɜrkəl/
Past
circled
/ˈsɜrkəld/
Participle
circled
/ˈsɜrkəld/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dcircle → circled
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /l/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. circled /ˈsɜrkəld/
Synonyms
Collocations
Phrases 14
See all- circle backphr.v.konuya geri dönmek, tekrar ele almak
- circle backphr.v.konuya geri dönmek, daha sonra ele almak
- circle timen.çember zamanı, halka zamanı
- circlen.daire, çember
- come full circleidiomdönüp dolaşıp aynı yere gelmek, başladığı noktaya dönmek
- dark circlen.göz altı morluğu, göz altı halkası
- drumming circlen.davul çemberi, ritim çemberi
- great circlen.büyük daire, büyük çember
- magic circlen.pilates çemberi, pilates halkası
- quality circlen.kalite çemberi, kalite grubu
- safety circlen.güvenlik alanı, güvenlik çevresi
- sharing circlen.paylaşım çemberi
- shooting circlen.şut çemberi
- story circlen.hikaye çemberi, hikaye anlatma halkası