breach
A1A2B1B2C1C2
/britʃ/
/briːtʃ/
-
1
ihlal, çiğnemecountable or uncountable Legal
An act of breaking a law, agreement, or promise.
-
The company was sued for a data breach.Şirket, veri ihlali nedeniyle dava edildi.
-
Sharing the files was a serious breach of trust.Dosyaları paylaşmak ciddi bir güven ihlaliydi.
-
-
2
gedik, yarıkcountable
A gap or hole made in a wall or barrier.
-
Water poured through a breach in the river bank.Su, nehir setindeki bir gedikten içeri aktı.
-
Workers quickly repaired the breach in the dam.İşçiler barajdaki gediği hızla onardı.
-
-
3
kopukluk, araların bozulmasıcountable Formal
A break in a friendly relationship between people or groups.
-
The breach in their friendship was caused by a serious misunderstanding.Arkadaşlıklarındaki bozulma ciddi bir yanlış anlaşılmadan kaynaklanmıştı.
-
It took years to heal the breach between the two brothers.İki kardeş arasındaki kopukluğun giderilmesi yıllar sürdü.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 12
See all- breach disclosure lawn.veri ihlali bildirim yasası, ihlal bildirim yasası
- breach notificationn.ihlal bildirimi
- breach of confidencen.gizlilik ihlali, sır saklama yükümlülüğünün ihlali
- breach of contractn.sözleşme ihlali, akit ihlali
- breach of dutyn.yükümlülük ihlali, görev ihlali
- breachv.ihlal etmek, gedik açmak
- anticipatory breachn.beklenen ihlal
- data breachn.veri ihlali, veri sızıntısı
- data breach notificationn.veri ihlali bildirimi
- material breachn.esaslı ihlal
- supply chain breachn.tedarik zinciri ihlali
- third-party breachn.üçüncü taraf ihlali, tedarikçi kaynaklı veri ihlali