Brace
A1A2B1B2C1C2
/breɪs/
/breɪs/
- 1 (kötü bir şeye) kendini hazırlamak, (darbeye karşı) hazırlanmak
- 2 desteklemek, sağlamlaştırmak
Definition (English)
- To prepare yourself physically or mentally for something unpleasant, such as a shock or impact.
- To support something firmly so it does not move or break.
Example Sentences
-
Brace yourself for the bad news.Kötü habere kendini hazırla.
-
The passengers braced for impact as the plane landed hard.Uçak sert iniş yaparken yolcular darbeye karşı hazırlandı.
-
They used wooden beams to brace the old wall.Eski duvarı desteklemek için ahşap kirişler kullandılar.
-
Metal bars were added to brace the bridge.Köprüyü sağlamlaştırmak için metal çubuklar eklendi.
Verb Forms Regular
Base
brace
/breɪs/
Past
braced
/breɪst/
Participle
braced
/breɪst/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dbrace → braced
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /s/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. braced /breɪst/
Synonyms
Collocations
Phrases 8
See all- brace brace braceexpr.eğilin, eğilin, eğilin, darbe pozisyonu alın
- brace commandn.emniyet pozisyonu komutu, brace komutu
- brace for impactexpr.çarpmaya hazırlanın, darbeye hazırlanın
- brace positionn.güvenlik pozisyonu, koruyucu pozisyon
- brace yourselfexpr.kendini hazırla, sıkı dur
- bracen.ortez, korse
- adopt the brace positioncolloc.emniyet pozisyonu almak, korunma pozisyonu almak
- knee bracen.diz ortezi, dizlik