boundless
A1A2B1B2C1C2
/ˈbaʊndləs/
/ˈbaʊndləs/
- 1 sınırsız, sonsuz, uçsuz bucaksız
Definition (English)
Without limits; very great.
Example Sentences
-
The children's energy seemed boundless.Çocukların enerjisi sınırsız görünüyordu.
-
She felt a boundless sense of freedom.Sonsuz bir özgürlük duygusu hissetti.