border crossing
A1A2B1B2C1C2
/ˈbɔrdər ˈkrɔsɪŋ/
/ˈbɔːdə ˈkrɒsɪŋ/
- 1 sınır geçidi, sınır kapısı countable
- 2 sınır geçişi, sınırı geçme countable
Definition (English)
- A place where people can legally cross from one country to another.
- The act of going from one country into another across a border.
Example Sentences
-
The border crossing was busy.Sınır geçidi yoğundu.
-
We waited at the border crossing for two hours.Sınır kapısında iki saat bekledik.
-
The number of border crossings rises every summer as tourists travel.Turistler seyahat ettikçe sınır geçişlerinin sayısı her yaz artıyor.
-
Our border crossing took only ten minutes.Sınırı geçmemiz yalnızca on dakika sürdü.
Phrases 19
See all- bordern.sınır, kenarlık
- borderv.sınır oluşturmak, bitişik olmak
- border closuren.sınır kapatma, sınırın kapatılması
- border controln.sınır kontrolü
- border disputen.sınır anlaşmazlığı, sınır uyuşmazlığı
- border fencen.sınır çiti
- border guardn.sınır muhafızı, sınır polisi
- border patroln.sınır devriyesi
- border securityn.sınır güvenliği
- border walln.sınır duvarı
- air bordern.hava sınırı
- cross-borderadj.sınır ötesi, ülkeler arası
- cross-border investmentn.sınır ötesi yatırım, ülkeler arası yatırım
- cross-border traden.sınır ötesi ticaret