blur
A1A2B1B2C1C2
/blɜr/
/blɜː/
- 1 bulanıklık, bulanık görüntü countable
- 2 belirsiz anı, göz açıp kapayıncaya kadar geçen zaman countable
Definition (English)
- A shape or area that you cannot see clearly because it is moving fast or out of focus.
- A period or event that you cannot remember clearly because it happened very fast.
Example Sentences
-
The image was slightly out of focus, causing a blur.Görüntü biraz odağın dışındaydı, bu da bulanıklığa neden oldu.
-
The cars sped past in a blur.Arabalar bulanık bir görüntü halinde hızla geçip gitti.
-
The first week at my new job was a blur.Yeni işimdeki ilk hafta göz açıp kapayıncaya kadar geçti.
-
The wedding day went by in a blur.Düğün günü bir anda gelip geçti.