binge
A1A2B1B2C1C2
/bɪndʒ/
/bɪndʒ/
Informal
- 1 tıkınmak, aşırıya kaçmak
Definition (English)
To eat, drink, or do something in large quantities.
Example Sentences
-
He tends to binge on junk food late at night.Gece geç saatlerde abur cubur tıkınma eğilimi var.
-
Some students binge on video games during the holidays.Bazı öğrenciler tatilde video oyunlarında aşırıya kaçar.
Verb Forms Regular
Base
binge
/bɪndʒ/
Past
binged
/bɪndʒd/
Participle
binged
/bɪndʒd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dbinge → binged
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /dʒ/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. binged /bɪndʒd/
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 7
See all- binge cyclen.aşırı yeme döngüsü, tıkınırcasına yeme döngüsü
- binge eatingn.tıkınırcasına yeme, aşırı yeme nöbeti
- binge eating disordern.tıkınırcasına yeme bozukluğu, aşırı yeme bozukluğu
- binge restrict cyclen.aşırı yeme ve kısıtlama döngüsü
- bingen.aşırıya kaçma, tıkınma
- binge-watchv.arka arkaya izlemek, dizi maratonu yapmak
- binge-watchingn.dizi maratonu, arka arkaya izleme