belly
A1A2B1B2C1C2
/ˈbɛli/
/ˈbɛli/
General
- 1 karın, göbek countable
Definition (English)
The front part of the human body below the chest, containing the stomach.
Example Sentences
-
My belly hurts after eating too much.Çok yedikten sonra karnım ağrıyor.
-
The cat slept with its belly up.Kedi karnı yukarı dönük uyudu.
GeneralAviation
- 1 gövde altı, alt gövde countable
Definition (English)
The curved underside of an aircraft, ship or other object.
Example Sentences
-
The pilot had to land the plane on its belly after the landing gear failed.İniş takımı arızalanınca pilot uçağı gövde üstü indirmek zorunda kaldı.
-
Cargo is loaded into the belly of the passenger aircraft.Kargo, yolcu uçağının gövde altındaki bölmeye yüklenir.
Synonyms
Collocations
Phrases 12
See all- belly bindingn.karın sarma, karın bağı
- belly buttonn.göbek deliği, göbek
- belly cargon.alt güverte kargosu, gövde altı kargo
- belly damagen.gövde altı hasarı
- belly dancen.göbek dansı, oryantal dans
- belly flopn.karın üstü atlayış, suya karın üstü düşme
- belly flyingn.karın üstü uçuş (gökyüzü dalışında)
- belly holdn.alt kargo bölmesi, alt yük bölümü
- belly landv.karın üstüne iniş yapmak, gövde üzerine iniş yapmak
- belly landingn.gövde üzerine iniş, karın üstü iniş
- belly washn.gövde altı yıkaması, karın altı temizliği
- go belly upidiomiflas etmek, batmak