base
A1A2B1B2C1C2
/beɪs/
/beɪs/
- 1 dayandırmak, temelini atmak
- 2 konuşlanmak
Definition (English)
- To use something as the main part from which something else develops.
- To have your main place of work or business in a particular place.
Example Sentences
-
The film is based on a true story.Film gerçek bir hikayeye dayanıyor.
-
Our main office is based in London.Ana ofisimiz Londra'da bulunuyor.
Verb Forms Regular
Base
base
/beɪs/
Past
based
/beɪst/
Participle
based
/beɪst/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dbase → based
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /s/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. based /beɪst/
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 37
See all- base assignmentn.üs ataması, baz ataması
- base buildingn.üs kurma
- base campn.ana kamp
- base checkn.simülatör yeterlilik kontrolü, yeterlilik kontrolü
- base coatn.alt kat ojesi, koruyucu alt kat
- base costn.taban maliyet, temel maliyet
- base editingn.baz düzenleme
- base erosionn.matrah aşındırma
- base isolationn.sismik izolasyon, taban izolasyonu
- BASE jumpern.BASE atlayıcısı
- base jumpingn.base jumping
- base loadn.baz yük, temel yük
- base maintenancen.üs bakım, hangar bakımı
- base noten.dip nota, alt nota