A better you
with better words.

Find the right word.
Understand it completely.

bail out

/beɪl aʊt/ /beɪl aʊt/
phrasal verb Travel Neutral
  1. 1
    (mali sıkıntıdan) kurtarmak, maddi olarak kurtarmak Finance

    To help a person or organization out of financial trouble, usually by giving money.

    • The government had to bail out several banks during the financial crisis.
      Hükümet mali kriz sırasında birkaç bankayı kurtarmak zorunda kaldı.
    • My parents bailed me out when I couldn't pay my rent.
      Kiramı ödeyemediğimde ailem beni maddi olarak kurtardı.
  2. 2
    paraşütle atlamak Aviation

    To jump out of an aircraft with a parachute because it is going to crash.

    • The pilot bailed out safely after the engine failed during a test flight.
      Test uçuşunda motor arızalanınca pilot paraşütle güvenli bir şekilde atladı.
    • Both crew members bailed out over the sea and were rescued by a fishing boat.
      Her iki mürettebat da denizin üzerinde paraşütle atladı ve bir balıkçı teknesi tarafından kurtarıldı.
  3. 3
    kefaletle serbest bıraktırmak Law

    To pay money so that someone can leave prison until his or her trial.

    • His brother paid five thousand pounds to bail him out.
      Ağabeyi onu kefaletle serbest bıraktırmak için beş bin sterlin ödedi.
    • Her family bailed her out the morning after the hearing.
      Ailesi, duruşmanın ertesi sabahı onu kefaletle serbest bıraktırdı.
  4. 4
    (son anda) vazgeçmek, bırakıp çekilmek Informal

    To stop doing something or leave a situation suddenly, especially because it has become difficult.

    • Two of our team bailed out of the trip at the last minute.
      Ekibimizden ikisi son anda geziden vazgeçti.
    • Pilots are trained to bail out of an unstable approach and go around.
      Pilotlar, stabil olmayan bir yaklaşmadan vazgeçip pas geçmek üzere eğitilir.

Synonyms

rescuepull out

Collocations

bail out the banksbail somebody outbail out of a plane

Phrases 3

See all