as a matter of fact
A1A2B1B2C1C2
/əz ə ˈmætər əv fækt/
/əz ə ˈmætə əv fækt/
Idiom
- 1 aslında, doğrusunu istersen, işin aslı
Definition (English)
Used to add information, often surprising, or to correct what was just said.
Example Sentences
-
We need more milk? As a matter of fact, I was just about to go to the store.Daha süte mi ihtiyacımız var? Aslında tam markete gidecektim.
-
This isn't the first time Andy got in trouble — as a matter of fact, he was suspended last month.Andy'nin başının derde girmesi ilk değil; işin aslı geçen ay okuldan uzaklaştırılmıştı.
Phrases 15
See all- matterv.önemli olmak, önem taşımak
- mattern.konu, mesele
- matter managementn.dosya yönetimi, dava dosyası takibi
- a matter of life and deathidiomölüm kalım meselesi
- dark mattern.karanlık madde
- gray mattern.gri madde, boz madde
- grey matteridiombeyin, akıl
- mind over matteridiomzihnin maddeye üstünlüğü, irade gücüyle üstesinden gelme
- no laughing matteridiomşakaya gelir bir konu değil, ciddi mesele
- no matter howexpr.ne kadar olursa olsun
- no matter whatexpr.ne olursa olsun, her şeye rağmen
- particulate mattern.partikül madde, partiküler madde
- subject mattern.konu, işlenen tema
- what's the matterexpr.neyin var, ne oldu